Eski Gazeteciler ve Eski Başkanlar

Abdullah POLAT

Abdullah POLAT

Eski Gazeteciler ve Eski Başkanlar

Hani bayramlar yozlaştıkça, tatil olmaktan ileri gitmeyen bir gelenek haline geldikçe, eski bayramlar, küslerin barıştığı, mahalle kavramının olduğu, iyilerin sevildiği, kötülerin sözünün delikli kuruş kadar değersiz olduğu yılları akla getiriyor.

Zaman geçtikçe politikacılar ile medya arasındaki ilişkiler de, eski bayramları aratır nitelikte olmaya başladı.

Meslek duayenleri, bir sohbette, “Nerede o eski gazeteciler” diye başlıyor söze… “Zamanında belediye başkanlarını eleştirirdik ama onlar da bize saygı duyar, hatalıysak usulünce düzeltir, doğruysak teşekkür ederlerdi” diyorlar.

Medyanın, basın sektörünün artık iyice yozlaştığı kanaati var çoook eski gazeteci ağabeylerimizde… Diyorlar ki; “Pek çok gazeteci aktif mesleği bırakıp belediyelerin bankamatik memuru oldu. Ya kendisini yerleştirdi ya da eşini, kızını, baldızını, hısım akrabayı… Belediye başkanlarının da işine geldi bu… Kendilerini eleştirecek gazeteci bırakmadılar piyasada… Sonra çark işlemeye başladı ve o gazeteciler(!) mangalı önlerine alıp, külünü işini yapmaya çalışan meslektaşlarına üflemeye başladılar.

Herhangi bir belediye başkanını eleştiren aktif gazeteci arkadaşlarının arkasından, “Reklam alamadı, ondan yapıyor” yaftasını yapıştırdılar. Belediye başkanlarının güzel işlerini alkışlayıp öven gazetecileri de kendilerine rakip görüp, “Kesin reklam almış, bu yüzden yazıyor” demekten geri kalmadılar.

Mesleğin duayenleri, “Belediye başkanlarından zarfla maaş alan gazetecileri de gördü bu meslek” diyorlar.

Aslında herkes herkesi biliyor da, bakma sen “Çalma elin kapısını, çalarlar senin kapını” atasözü, onlar için önemli bir düstur oluyor.

İşini hakkı ile yapan meslektaşlarımız yok mu? Var tabii ki ama karşılarındaki bu grup mangaldaki külü bunlara üfledikçe ne yazacaklarını şaşırır hale geldiler. Eleştirse, “Bak reklam alamadı” diyecekler, “Güzel yapmışsın başkan” deyince de, “Para aldı, yalakalık yapıyor” diyecekler diye arafta kalıyorlar.

Belediye başkanlarının da işine yarıyor bu. Hataları yanlışları çıkınca ve bunu birileri yazmaya başlayınca ortalara dökülüp mahalle dedikodusu yapan Raziye Teyze gibi “Reklam vermedik ondan yazıyorlar, yoksa bizde böyle hatalar, usulsüzlükler olmaz” diyerek dolanıyorlar.

Bu biter mi? Bitmez!

Hiç bir iş yapmadan belediyelerden maaş alan gazeteciler, eleştirilmekten korkan başkanlar oldukça bu çark böyle devam eder gider.

İşini doğru yapan gazeteciler, medya, basın mensupları kadar işini hakkı ile yapan belediye başkanları da var. Reklam vermenin eleştiriye engel olmayacağını bilen gazeteciler ve belediye başkanları var.

Ve sözlerini şöyle bitiriyorlar; “Hep böyle gitmez… Bir gün bir deli dumrul çıkar ve o kapıları tek tek çalıp kirli çamaşırları bir bir ortaya döker”

Olur mu olur…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.