SENİ SOYTARI SENİ

İlhan Baran

İlhan Baran

1979 Yılında doğumlu. Elektrik enerjisi üretim iletim ve dağıtım teknolojisi bölümünü mezunu. Sonrasında iktisat fakültesi uluslar arası ilişkiler ve Hukuk bolumu eğitimi almış. Siyaset bilimi üzerine çalışmaları ve mesleki alanında çalışmalarına devam etmektedir.

Bu millet ne çektiyse soytarılardan çekti,
Eskiden kralların soytarıları olurmuş ve soytarıların sadece bir işi olurmuş o da haşmetli Kralı  güldürmek eğlendirmek. İşini iyi yapan soytarılar yaptıkları şaklabanlıklarla Kralı o kadar çok güldürürmüş ki, dışarıda feryat figan ağlayan, acılar içinde, yokluklar içinde, savaşlar  içinde  kıvranan,  perişan  olan halkından  haberi bile olmazmış.
Tabi ki  bu durum, krala yakın olan ve kendilerine aristokrat diyen, belli bir kesime yarıyormuş. “Bu nasıl bir Kral” diyecek olursanız eğer, Hani şu “ekmek yoksa pasta yesinler” diyen salak prenses vardır ya, işte o prensesin babası olan Kral bu.
Velhasıl eskiden güç, kral ve kralın tayin ettiği vezirler ve valiler de olurmuş,
Şimdi nerden çıktı bu kral soytarı falan diyecek olursanız, hemen sadete geleyim. Eski zamanlarda yaşayan şehir krallarının yerini şimdi şehir belediye başkanları aldı. Haliyle soytarıların yerini de alması gerekenler yerlerini aldılar. Biz onlara Soytarı yerine KEMİKÇİ diyoruz artık.
Bu başkanlar da bazen kendilerini Kral gördükleri için, Haliyle “soytarısız olmaz bu işler” deyip kendilerine sürü ile soytarı, Namı diğer Kemikçi topluyorlar.
Bu  soytarılar neler yapar biraz bakalım.
Sürekli  takım  elbiseleriyle  dolaşırlar, kimse gerçekte ne iş yaptıklarını bilmez…
Halk başkanla görüşmek isterse eğer hemen bir bahane ile önünü keserler, torpil kâğıtları, ellerinden eksik olmaz, Ona iş, buna kadro, şuna  ihale,  buna  terfi,  ötekine sürgün,  derken  Adeta karınca gibi çalışırlar. Halktan habersiz Başkan Efendi ise, “ne yapıyor bizim millet” diye sorduğunda, “ooo sayın başkanım halk
bolluk içinde sağlığınıza duacıdır, Allah başımızdan eksik etmesin diyorlar” diye, basarlar yalanı. Tabi Başkanın  canına minnet, ona göre “en iyi halk, açlıktan geberse, gıkı çıkmayan halktır.”
Bu düzen değişir mi bilmem ama benim bildiğim bir şey  var  ki,  oda “Yukarıya  çıktıkları  yolu,  inerken  de  kullanacaklar”.
Bu sözümüz  de küpe  olsun kulaklara,  hazır seçimler de yaklaşıyorken. Hele Hele aday olan herkese inceden gönderme olsun.
Ya oy veren vermeyen, herkesi eşit vatandaş olarak görecek, adaletsizliğe  karşı  dik  durup,  milletinin  derdini  sorununu  çözmekten  gocunmayacaksınız, yada  bu  halk  sizi  kulağınızdan  tuttuğu  gibi  geldiğiniz  yere  göndermeyi  iyi  bilir.
Halkı “bizden”  ve  “diğerleri”  diye  bölemeyecek,  falancanın  yakını,  filancanın  tanıdığı,  Bizim örgütten, karşı partiden, teşkilattan, cemaatten diye ayrıştıramayacaksınız.
Ya göründüğünüz gibi olacaksınız, yada olduğunuz gibi görüneceksiniz. Ve bunu adalet
için, Hak için, halk için yapacaksınız. Yoksa bileceksiniz ki arkanızda duran kaşları çatık, hizmet isteyen, ensenizi patlatmaya hazır tokatlarıyla, bir millet beklemektedir.
Artık yeter. Bu milletin, ne basiretsiz siyasilere nede onların sevimsiz kemikçilerine tahammülü yok.
Halkın derdi, şu  gitsin  bu  gelsin  değil,  Bu  milletin  derdi,  kendisini  ve  kentini
yönetmesi  için  oy  vereceği  şahsiyetin,  kendi  çocuğuna  gösterdiği  hassasiyeti,  tüm memleketinin çocuğuna da göstermesidir. Makamındaki rahat koltukları işgal etmek yerine, halkının  piresi  için yorganları  yakacak  kadar  yürekli  olanların  gelmesidir.
Partinizin  politikası Partinizi bağlar. Garibana  karşı kör, ağlayana  karşı  sağır,  zengine  karşı cömert olmayın artık.
Her siyasetçi,  kendisini  halkından  alıkoyan  ve  iletişimini  engelleyen  bürokratlardan, danışmanlardan kurtulması ve halkına gerçek anlamda ulaşması gerekir.
Vazgeçin soytarı seviciliğinden. Bu  millet  kimleri  alaşağı  etmedi  ki, sizi de etmesin. kendisini  Devletin  de  miletin  de  üstünde  görenleri tarih bile yazmaya tenezzül etmez. Bu memlekette çöpçü, çöp toplarken  çöpün  çeşidine bakmadan topluyorsa, berber tıraş  ederken  adam seçmiyorsa,  imam  namaz  kıldırırken  cemaat seçmiyorsa, siyasetçi  de hizmet ederken, kişi, aile, aşiret, zihniyet, fikir, ideoloji ve Cemaat seçmemelidir.

Son  olarak şunu söylemek isterim ki, Onuru  ve şerefiyle Memlekete  ve Milete  hizmet etmiş, etmekte olan ve edecek olan Tüm değerli siyasetçileri tenzih ediyorum.
Sözlerimizin gitmesi gereken yere gittiğini ümit ediyorum. Vesselam…

İlhanbaran1335@gmail.com

YAZARIN SON YAZILARI
KURBAN EDİLEN ÇOCUKLAR - 8 Ağustos 2019
SENİ SOYTARI SENİ - 21 Şubat 2019
SEVGİLİ APTALLAR - 7 Aralık 2018
Vay kerizz… - 17 Ağustos 2018
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.