SİYASETE TEPEDEN BAKALIM

Ayhan Saltan

Ayhan Saltan

SİYASETE TEPEDEN BAKALIMSİYASETE TEPEDEN BAKALIM

Tarım toplumu sermaye biriktirmeyi öğrenince onu korumak için bir organizasyona ihtiyaç duydu.

İçlerinden bir aklı evvel çıktı ve buna devlet dedi.

Sonuçta mülkün korunması için asayişin sağlanması gerekiyordu.

Oysa avcı toplayıcı dönemlerinde biriktirme olamayacağı için herkes ihtiyaç fazlasını paylaşmak zorundaydı.

İnsanlığın üzerine kabus gibi çöken devlet insanların gönüllü olarak iradelerini kişi yada gruplara teslim etmesini sağladı.

Sonuçta gelinen noktada adına bir çok şey söylense de kurulan organizasyonlar yönetenler açısından çalışmadan ve üretmeden yaşamanın yolunu açtı.

Şimdi bu ballı lokma akabinde kabına sığmadı ve işgaller fetihler başlatarak başkalarının biriktirdiklerine çökmenin yolunu meşrulaştırdı.

Sıradan irade teslimi edenler bal tutanların adına ölümü bile göze aldı.

Kimine kahraman dendi kimine gazi vesaire.

Şimdi bu tanımlamanın güncelleştiği ve adına demokrasi denen çoğunlukla seçim yolu ile irade teslimini gerektiren günümüzde siyasete yerel ve genel olarak bakacak olursak pek bir şeyin değişmediğini rahatlıkla görebiliriz.

Bu haber ilgini çekebilir ->  Çiğli'de Okuma Günleri Başlıyor

Son başkanlık tercihi ile şekillenen hükümetimiz benim ilk günden beri savunduğum hali ile koalisyona mahkum bir halde devam ediyor.

Tabi içerde mevzi tutan bir takım guruplar sütre gerisinden birbirine ateş ederken aynı zamanda yanında yer aldıklarını söyledikleri liderlerini de tehlikeye atmaktan çekinmiyor.

Daha dün televizyonda Ak Partili bir başkan yardımcısı çıkıp Kemalistlerle Fetöcüleri çarpıştırıp iktidarımızı sağladık derken neye ve kime hizmet ediyordu?

Biz bu işi başından beri bilenler biliriz ki bu eleman tamamen bir algı yönlendirmesi ile direk kendi genel başkanına ateş ediyor.

Yada kadın cinayetleri ile ilgili alınan kararlar.

İstanbul sözleşmesinin mutsuz ettiği ataerkil erkek egemen topluluklar.

Polisin destan yazar gibi aile evlerine düzenlediği operasyonlar.

Bu haber ilgini çekebilir ->  CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN 29 EKİM MESAJI

Ve dahi çok elverişli bir alan olarak Ergenekoncular ( Avrasyacılar ) ile Fetöcüler üzerinden bilhassa gazetecileri hedef alan karşılıklı salvolar.

Yanına tüm dünya ile birlikte gelişen ekonomik krizi de koy bakalım nasıl bir sonuç çıkıyor?

Radikal bir tespitle, kurucu baba Atatürk’ün iktidarı bile bu ülkede 20 yıl sürdü.

Sonraları kendine merkez sağ diyen ama bir türlü yönünü bulamayan kıblesiz bir siyasi anlayış 10 lu 5 li yıllar ile iktidarlar günümüze kadar geldi.

Başından beri bir koalisyon olan Ak Parti artık bu tahlil üzerine her ne kadar kurucu babalar gibi kadrolaştığını düşünse de tamamen bir koalisyon olduğu için geriye doğru bir dönüşe başladı.

Bunca sorun ve tek lider endeksli bir türlü sağlanamayan yenilenme eskiyen dişli çarkları gibi her yerinden ses veriyor.

Bu haber ilgini çekebilir ->  Fransa'da ülke genelinde sokağa çıkma yasağı

Oysa Erdoğan ,iç mantığını bilmediğim için  bana göre kendisi için bir tuzak olan başkanlık sistemi ile %51’e kendini bağlayıp zaten yönetsel sonun başlangıcına geldi.

Hiç umulmayan bir şekilde son pandemi ile yaklaşık 75 milyar dolar gelir kaybı da karşılanamadığı için mutsuzluk hiçbir kutsalın arkasına saklanamıyor.

Ak Partinin söylem noktasında çok benimsediği fakat eylem noktasında hiç de görevi olmayan Ayasofya’nın açılmasına zorlanması son kredilerini de tüketecek gibi.

Ayasofyanın açılması benim için bir namus meselesi olsa da hiçbir iktidar o kadar bağımsız bir eylemi gerçekleştiremez.

Yani tüm dünyayı saran yeni değişim bizi de kuşattı fakat görünen o ki bu yeni düzende Ak Parti varlık göstermede hayli zorlanacak.

Tüm maharet yine Recep Tayyip Erdoğan’ın yeteneğine kaldı, belli oldu ki ekip iflasta.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.