KIRILAN FAY HATTI VE ALTINDA KALAN DEVLET

Ayhan Saltan

Ayhan Saltan

KIRILAN FAY HATTI VE ALTINDA KALAN DEVLETNe yazık ki bağıra bağıra gelen bir deprem ve onun telafisi mümkün olamayan sonuçları.
Bu sonuçların belki bir kaç katı muhtemel hatta beklenen İstanbul depremi içinde gerçekleşecektir.
Müneccim olmaya gerek yok.
Benim asıl bahsetmek istediğim dünyanın göbeği sayılacak yerde bulunan yurdum üzerinde ki siyasi fay hatları.
Bakmayın deprem yardımı diye AKP’li devlet kurumları ile CHP’li belediyelerin yardım reklamı savaşına.
1980 darbesi ile bariz bir şekilde tetiklenen ve Türkiye’nin yönetsel tercihlerini oluşturan fay hattı bu günlerde beklenen İstanbul depremi dehşetinde üzerimize çöktü.
Tam bir NATO projesi olan ve bu günlerde varlık yokluk savaşının ortasında bulunan İslam dini referanslı yönetim fay hattının bir tarafını diğer tarafını milliyetçi tercihlerin ıslah edilmiş hali olarak Avrasyacılık oluşturmakta.
İş öyle bir noktaya vardı ki ömründe dini hiç bir kaygısı olmayan bazı yöneticiler bu zaafı kullanarak iktidar partisi içinde kendine ait klikleri oluşturdu.
Hatta gündem oluşturan TV’lerde bile bu ayrışma net olarak izlenebiliyor.
Yalnız bu iş bir parti meselesinin çok üzerinde.
Ne Süleyman Soylu’nun kliği, ne Ali Bacan’ın kurulamayan ama bir dev gölgesi olarak ortada duran partisi ne de Ahmet Davutoğlu’nun sağa sola kaçma ihtimaline karşı muhafazakarları ve dindarları konsolide etmek için kurduğu parti bu fayın tam olarak bir tarafında duruyor.
Asıl olan İslami referanslı yönetcilerin hamisi NATO ve Avrasyacılık adı altında yapay Turancılığın hamisi Çin ve Rusya.
Bu denklemde gece yatıp sabah uyandığında rüyasında gördüğü peygamber mesajları ile kitlesini etkileyen şeyh ve hocalar ile Doğu Perinçek özelinde devlete tasfiye edilecek isimleri sunan aktörler HAARP silahı gibi depremin olması için fayı tetikliyorlar.
Cumhuriyet Halk Partisi boğuştuğu mezhep bağnazlığına rağmen İttihat Terakki’den gelen refleksle deprem sonrası hasarı azaltma çabasına düşse de mensupları üzerinden yapılan itibarsızlaştırma ile boğuşarak bu şansı da yitirecek gibi.
15 Temmuz hesaplaşması ile kılıcını kınından çıkaranlar büyük Nato ve Avrasya savaşını başlatarak fayın ikinci bölümünü kırdılar.
Üçüncü bölümde ise yaşanacak deprem sonrası gölgede kalanlara tacı altın tepside sunacaklar.
Bana göre bu deprem sonrası fayın her iki ucundan da zarar görenler olur ama dünyanın enerji ve ticaret transfer merkezi olan yurdumda daha seküler, daha az çatışmacı ve ayrıca yeni finans merkezinin yurttaşları olarak bizler sepetten dökülenleri toplama telaşına düşeriz.
Bu sistemde gece rüyasında peygamberi gören şeyhler ve hocalar mutlaka olacak.
Öcalan belki de ömrünü tamamlamış bir efsane olarak Güney Amerika’ya yerleşir.
İŞİD ve benzeri selefiler topyekün Afrika’nın kuzeyine kutsal hicreti başlatırlar.
Eğer merak ediyorsanız çok dindar bir Atatürk profili bizi bekliyor.
Hemen telaşa kapılmayın bu gün olduğu gibi alkol serbest, evlilik dışı birliktelik serbest ve hatta anneler doğurdukları çocuklarını baba kaydı olmadan nüfusuna alabilecekler.
Bu saydıkların nasıl olacak, bu değişim mümkün değil diyenler olabilir.
12 Eylül öncesini hatırlayanlara müracaat edin.
O kadar çok kan ve göz yaşı vardı ki değil darbe ülkeye huzur getirecek diye ABD çökse milletin sesi çıkmazdı.
Bu gün de o kadar çok gerilim var ki mevcudu muhafaza etmek isteyenler ile karşı olanların gerilimi zirve yapmış durumda.
Dar bir çevrede olan mevcudun taraftarları ile gittikçe genişleyen huzursuz kitle kırılan fayın sonucunda kim gelirse gelsin yeter ki bu huzursuzluk bitsin diye alkış çalacaktır.
Eee Allah muhafaza fay kırılınca sonuçlarını kestirmek zor olabilir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.