ABD TÜRKİYE’DE KAYBETTİ

Ayhan Saltan

Ayhan Saltan

  • 30 Temmuz 2019, 16:56
Türk dış politikası yaklaşık yetmişbeş yıldır ABD ve NATO eksenli olarak oluşmaktaydı.
Son onyedi yılın mimarı yine bu iki unsur olmasına rağmen yaşananlar ve gelinen süreç artık
Türkiye’nin elden çıktığını gösteriyor.
İstiklal harbi sonrası ulusal devlet organizasyonu farklı etnik yapıları özellikle Müslüman olanları kendi
içinde eritme gayreti ile tavır aldığından en büyük ikinci ABD projesi olan 1980 darbesine ve onun
ortaya çıkardığı Özal’lı yıllarda ateşi körüklenen ayrılıkçı Kürt hareketi ve PKK terörüne rağmen ilk
kuruluş refleksi devreye girdi ve bu gün özellikle ABD ve NATO projesi olan sağ kesimin bütün
unsurları büyük oranda ABD’den nefret eder hale geldi.
Ve bu NATO’cu sistemi kuranlar kendi projelerini yönetemez hale geldi.
Ergenekon olarak tanımlanan anlayışının varlığı ve Balyoz adıyla servis edilen plan tamamen ABD
düşmanlığı üzerine kurgulandığı için NATO projeleri içinde en güçlü olan Fettullahçıların sert
müdahalesine maruz kaldı.
Hatta devrin başbakanı bu müdahalelerin savcısıyım demek zorunda kalsa bile süreç Avrasyacılık
anlayışında olanların kazanması yönünde gelişti.
Trubetskoy ve Savitski tarafından geçtiğimiz yüzyılın başında tarif edilen Avrasyacılık, kökü Türkistana
dayanan Türklerin etkin olduğu son Türk devletinin bütün beklentilerini karşılayan bir kavram olarak
taraftarlarınca kabullenmekte sakınca görülmeyen bir fikir ve idealdir.
Artık bu gün hükümet edenler dış politikada tamamen Avrasyacı anlayışın söylem ve politikalarını
uygulamak dışında bir şey yapamayacak hale geldi.
Aslında sonuçları itibarıyla da anlaşılıyor ki 15 Temmuz ABD ve NATO yanlılarının agresif hamlesiyken
onu bekleyen Avrasyacılar duvarına toslayarak darmadağınık oldu.
Kalkışma sonucu en ufak NATO’cu kalıntısına dahi tahammül edilmeyerek tamamı özellikle ordudan
ve diğer güvenlik birimleri ile mülki idareden uzaklaştırıldılar.
Siyaset uzantılarına gelince , onlar şimdilik dümen suyunda olduklarından ve yapılanların günahını
yüklendiklerinden müdahaleden uzak bir hayat sürüyorlar.
Buna rağmen ara sıra yapılan çıkışlar unutulmadıklarını ve bir gün hesap sorulacağını hatırlatan eylem
ve beyanlardan da uzak tutulmuyorlar.
Bana göre ABD ve NATO’nun en güçlü biri sağdan biri soldan iki lideri büyük bir şevkle hükümete
destek vererek hükümetin elden çıkmasına müsaade etmeyecek şekilde siyaset yapmaktan ve
tabanları ile çelişmekten kaçınmıyorlar.
Ama ne yapılırsa yapılsın ABD düşmanlığından milleti geri çevirecek oyunu kurmak yakın gelecekte
mümkün olmayacaktır.
Bu çatışmanın öznesi ayrılıkçı Kürt hareketi ve güneyimizde kurulacak ikinci Kürdistan.
Bu haber ilgini çekebilir ->  8. Şakir Süter Gazetecilik Yarışması’nda kazananlar belli oldu
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ