Yorumsuz…

Abdullah POLAT

Abdullah POLAT

Yorumsuz...

Her şey, bu köşemden 17.07.2014 günü yazmış olduğum “Koltukta 107 Gün“ başlıklı yazı ile başladı.

Köşe yazımda doğrudan hiç bir kurumu, kişi ya da belediyeyi belirtmeden gazetemize ulaşan bazı olumsuzlukları genel olarak yazdım. Köşe yazımın sonunda “Başkanlar arasında gizli eller üzerinden medya kurma serüvenine yeni bir başkanımız daha dahil olmuş. NE MUTLU BİZE… Belediye şirketi üzerinden yakın bir dostuna reklam parası aktarıp medya kurma konusunda düğmeye bastılar. Hayırlısı olsun.” diye bitirdim.

Gazetemize ulaşan bilgilerde; bir ilçe belediye başkanının, büyükşehir belediye başkanlığı yolunda kendisini destekleyecek, diğer ilçe belediye başkanlarını eleştirip itibarsızlaştıracak paravan bir medya oluşturacakları konusunda bir çalışma yaptığını, bu çalışma içerisinde kendisine birlikte hareket eden bazı kişiler adına internet haber gazetesi, aylık siyasi gazete, dergi, facebook sayfaları, internet televizyonu ve İzmir radyosu açtırmayı, oluşturacağı yazılı, görsel, işitsel ve sosyal medya için belediye şirketlerinden ve ilçede belediye ile işi olan müteahhit ve işadamlarından reklam finansmanı sağlayacağı, böylece güçlü bir medya sahibi olacakları yönünde planlar yapıldığı, yakında faaliyete geçecekleri, kurulacak bu medya ayağı ile kamu kaynakları kullanılarak bu belediye başkanının ismi sürekli parlatılarak markalaştırılması, diğer belediye başkanları ve siyasi kişilikler karalanarak büyükşehir belediye başkanlığı için muhtemel rakiplerinin önü kesilmesi amaçlandığı yönünde ciddi bilgiler içeren bir istihbarat tarafımıza ulaştı.

Hatta belediye tarafından yapılan bazı organizasyon ve etkinliklerin faturalarının şişirildiği, bu faturaların altına imza atmayan bir belediye çalışanının küfür ve tehdit ile istifa ettirildiği yönünde duyumlar gazetemize ulaşmıştı. Bu ciddi bilgiler sonrası gazetecilik gereği köşe yazımda hiçbir kimsenin ismini anmadan, sadece bu yöndeki faaliyetlerin yanlış olduğunu ima eder tarza ve uyarı niteliğinde bu bilgileri okuyucular ile paylaştım.

Bu yazımın ardından dün Kemal Kılıçtaroğlu’nun İzmir programını takip eden Gazete Ege muhabirimiz Gizem Çetinkol ile karşılaşan Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, Swiss otelin lobisinde bayan muhabirimize, “or.. ço.., ib… patronuna söyle öyle yalan yanlış haberler yapmasın” diye küfür ettikten sonra beni kastederek “Beni deli etmesin, Cevat Durak ile belediyeyi nasıl bitirdiklerini biliyorum, elimde kanıtlar var, ortaya çıkartır ikisini de bitiririm, ayağını denk alsın” diyerek şantaj, tehdit ve iftira atarak medya kuruluşumuza saldırmıştır.

Olay sonrası şikayet için Alsancak Kantar Karakoluna müracaat ettik. Olayı anlattık. Konunun sıradan bir hakaret vakası olmadığı, mevcut belediye başkanının eski belediye başkanı hakkında yolsuzlukla ilgili belgeler olduğunu belirterek, bir medya kuruluşunu kendisi hakkında haber ve yazı yazmaması için açıkça şantaj yollu tehdit ettiği sonucuna varılarak bizi Bozyaka’daki Gasp Bürosuna gönderdiler. 18.07.2014 akşam saat 22.11’de İzmir Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro amirliğinde müşteki olarak ifademi verdim. Bana gariz küfür ile hakaret eden, beni haber ve yazı yamamam konusunda şantaj yollu tehdit eden ve eski Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak ile birlik olup belediyeyi bitirdiğimi söyleyerek iftira atan Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar’dan şikayetçi oldum. Swis otelin lobi bölümüne ait güvenlik kamerası kayıtlarının CD ortamına aktarılarak delil olarak dosyaya alınmasını istedim. Muhabir Gizem Çetinkol’da yaşadıkları, duydukları hakkında tanık olarak ifade verdi. Mevcut şikayetimiz bilgi notu ile İzmir İl Emniyet Müdürlüğüne bildirildi. Nöbetçi C.Savcısına şikayetimiz ve olay iletilerek gerekli talimatlar alındı. Muhtemelen Gasp Büro Amirliğince düzenlenecek polis fezlekesi 1-2 gün içerisinde İzmir C.Savcılığına gönderilmiş olacak. Bundan sonra da adli süreci takip edeceğiz.

Olay artık yargıdadır. Adaletin tecelli etmesinden başka yapacak bir şey yok.

Bu tip olayların yakın geçmişte gazeteci ve siyasi kişilikler arasında sıklıkla yaşandığını biliyoruz. Peki biz neden olayı yargıya intikal ettirdik? Çünkü bu saldırı sadece ve sadece şahsıma yapılmamıştır. Bu saldırı, bu çatı altında emeğini ortaya koyarak, burayı bir kurum yapan tüm çalışanlarıma yapılmıştır. Bu kurumun başındaki kişi olarak benim sorumluluğumdaki genç bir bayan gazeteci toplumun önünde hakarete uğramıştır. Bu durumda, ne şahıs olarak böylesine mesnetsiz iddiaları, ne de personelime yapılan sözlü saldırıyı sineye çekemezdim.

Adalet bir gün herkese lazım olacak !!!

* Konu Yargıya intikal ettiği için yazı altına yapılacak yorumları yayınlayamayacağız. Anlayışınız için teşekkür ederiz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.