TÜRKİYE İTTİFAKI SORUNLARI ÇÖZER Mİ

Ayhan Saltan

Ayhan Saltan

  • 14 Temmuz 2019, 21:57

Sorun sıralaması yaptığımız zaman Türkiye-ABD, Türkiye-Suriye, Türkiye-AB, Türkiye-NATO, Türkiye-İsrail, Türkiye-Yunanistan, Türkiye-Mısır, Türkiye-Suudi Arabistan, Türkiye-Irak, Türkiye-Barzani, Türkiye-SDG, Türkiye-Libya, Türkiye-Ermenistan, Türkiye-Kıbrıs Rum Kesimi, Türkiye-KKTC, Türkiye-Rusya,  bir çok başlıkta sorunumuz olan yakın uzak ülkeler.

Gelelim iç sorunlara, seney-i devriyesine girdiğimiz 15 Temmuz ve sonuçları, mülteciler, gelişen yabancı düşmanlığı, faiz, enflasyon  ve ekonomi yönetimi, terör başlıklı iç asayiş olayları, güvenlik başlıklı iç asayiş olayları, tarım, dolar, işsizlik, eğitim ve sonrası, ordunun yeniden tanzimi, muhalefetin güçlenmesi, koalisyon mecburiyeti, iktidar partisinin parti içi gelişen muhalefeti ve istifalar, başkanlık sisteminin istenen işlevselliğe ulaşamaması, satın alma gücünde ki düşüş, vergi ve fiyatlarda ki artış, yetersiz insanların belli kadroları işgali, strateji üretmede yaşanan yalnızlık, tarikatlar, cemaatler, ne yaptığı belli olmayan STK’lar, ve bunun gibi yüzlerce sayılabilecek başlık.

Bu haber ilgini çekebilir ->  Gönüllü zabıtalar geliyor

Toplum desteğini giderek yitiren bir iktidarın önüne gelen yada yaptıkları sonucu uğraşmak zorunda olduğu sonuçları itibarıyla da vahim olaylara sebep olacak problemlerin kaynaklarından bir kısmı.

Şimdi mevcut iktidar bu sorunları çözmek isterken kendi eli ile yetiştirdiklerinden , kendine muhalif olanlardan daha çok zarar görür hale geldi.

Bir karşı devrim özlemi ile motive olanların reel politikten uzaklaşarak gündemi ve sistemi okuyamaması bunla birlikte uluslararası anlaşmaların dayatmaları da yüklenilen yükün büyüklüğünü göstermeye kafidir.

Buradan çıkabilmek için yönetenler ya yığınların koşulsuz desteğine yada muhaliflerinin ikna olmalarına çok ihtiyaç duyarlar.

Bu haber ilgini çekebilir ->  İzmir’in çocukları için

Kulağımıza geldiği kadarıyla arka kapı görüşmeleri yeni anayasa arayışları sistem revizyonu süslü başlığı ile başlamış.

Başkanlık yetkilerinde ciddi kısıtlamalar , güçlü parlamento ve iktidar paylaşımı noktasında özellikle CHP ile olan görüşmeler 31 Mart sonrası hızlanmış durumda.

Tüm liderlerin satır arası söylemleri dahi bu çalışmaların ip uçlarını veriyor.

MHP’nin üst perde iç ve dış siyaset dayatmaları ve bununla birlikte ümmetçi altyapıyı barındıran Ak Partililerin milliyetçi söylemlere tahammülsüzlüğü ittifak arayışını zaten hızlandırdı.

Daha fazlası yukarıda saydığımız sorunlar olumsuz sonuçları itibarıyla hiç kimsenin tek başına üstlenemeyeceği büyük yükü barındırıyor.

Dahası uzun zamandır konuşulan af dahil vitrine sunulan siyasetçilerin kişilikleri de belirleyici olmak üzere geniş tabanlı bir ittifak kaçınılmaz olarak iktidar partisince talep edilmekte olduğunu kör gözüne parmak misali görüyoruz.

Bu haber ilgini çekebilir ->  Seferihisar'da Halk Market Açıldı

Aksi durumda yükün ağırlığı nedeniyle kendi içinden kaçanlar zaten belli oranda zorlamalara başladı bile.

Özellikle 23 Haziran seçim sonuçları sonrasında zaten biz söylemiştik ama dinletemedik kaçış sözleri sorunları ve sorumluluğu yönetenlere bıraktığı için sizde buradaydınız demenize aldırmayan yüzsüzlüğe çok tanık olduğumuzdan kimse bu yükü tek başına yüklenemez.

Ama kalanlar bu saatten sonra bırakıp da gidemez.

İttifak , bir acayip sarmal.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ