HANGİ BARIŞ GÜNÜ KUTLU OLSUN ?

Ahmet Gülçağ

Ahmet Gülçağ

HANGİ BARIŞ GÜNÜ KUTLU OLSUN ?SSCB ve Varşova Paktı üyesi ülkeler barış içinde bir dünya mücadelesi görevini hatırlatmak amacıyla Almanya’nın 1939 yılında Polonya’yı işgal ederek İkinci Dünya Savaşı’nı başlattığı tarih olan 1 Eylül’ü “Dünya Barış Günü” olarak ilan etmiş.

Ayrıca Birleşmiş Milletler  Genel Kurulu, 1981’deki 57. Oturumunda, “Genel Kurul’un açılış günü olan Eylül ayının üçüncü salı gününü “Uluslararası Barış Günü” ilan etmiştir. 2001 yılında ise alınan kararla 21 Eylül’ü ise “Barış Günü” olarak kabul edilmiştir.

Birleşmiş Milletler, Barış Günü’nde, Dünya’da çatışmaların önlenmesi ve barışın tesisi yolunda bilinçlenmeyi amaçlamıştır. Her yıl 21 Eylül’de, Ölen İnsanlar anısına DÜNYA’ Çocuklarının bağışları ile Japonya tarafından yaptırılan ve üzerinde, “Çok Yaşa Mutlak Barış” yazan ÇAN çalınır.

Bu haber ilgini çekebilir ->  Hem Çocuklar, Hem Anneleri İçin

Şimdi bir de bizim taraftan bakalım bu Barış’a

Barış denilince ilk akla gelen sözlerden  bir tanesi Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün Söylediği “Yurtta Sulh Cihanda Sulh”.

CHP Genel Başkanı Mustafa Kemal Paşa tarafından 20 Nisan 1931’de seçim dolayısıyla millete beyannamesinde dile getirilmiştir.* Atatürk’ün imzası ile yayınlanan bu beyanname, Atatürk’ün de başında bulunduğu CHP’nin, bir siyasî iktidarın içerde ve dışarıda güttüğü politikanın esaslarını belirtmekte.

Atatürk 1933’te, A.B.D Başkanı Roosevelt’in “Cumhuriyetin Onuncu Yıldönümü “ dolayısı ile Türk Milletine gönderdiği mesaja verdiği cevapta da, yurtta sulh, cihanda sulh ilkesine değinmektedir:

“Türkiye Cumhuriyetinin en esaslı umdelerinden biri olan yurtta sulh cihanda sulh gayesi, insaniyetin ve medeniyetin refah ve terakkisinde en esaslı âmil olsa gerektir. Buna elimizden geldiği kadar hizmet etmiş ve etmekte bulunmuş olmak bizim için iftihara medardır”** demektedir.

Bu haber ilgini çekebilir ->  Esnafın Pandemi Yaraları Birlikte Sarılacak

Yurtta Sulh Cihanda Sulh ilkesi  1961 ve 1982 Anayasalarında da yer alan Türkiye Cumhuriyeti’nin temel dış politika düsturudur.

Bu ilke, sadece bir parola değil, aynı zamanda bir üstün hukuk kuralı.

“Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” ilkesi bir taraftan yurt içinde huzur ve sükûnu, güven içinde yaşamayı, diğer taraftan da milletlerarası barış ve güvenliği hedef tutmakta, iç ve dış  politikanın da esasında temel dayanağıdır.

Şimdi şunlar aklınıza takılmıyor mu? Birleşmiş Milletler Atatürk’ün 1931’deki söylemini neden sorgusuz sualsiz sahiplendiniz? Ülkemizin 2. Büyük siyasi partisi bu söyleme neden sahip çıkmadınız? İzmir’deyiz İzmir’de yaşıyoruz. İzmir’in hem Büyükşehiri hem de ilçe belediyelerimiz bu tarihi gerçeği neden halka anlat(a)mıyorsunuz?

Bu haber ilgini çekebilir ->  Bitlis’te düşen helikopterde 8. Kolordu Komutanı Korgeneral Osman Erbaş da şehit oldu.

Bence ‘Yurtta Barış Dünyada Barış’ hem bizim hem dünya için önemli slogandır ve zaten bir kişinin büyük insan olduğu üzerinden yıllar geçtikten sonra bu büyük sözlerin değer kazanmasıyla daha çok ortaya çıkıyor.

Hayatı savaşlarla geçmiş bir insan, bir komutan bir devlet adamı bir düşünür, o savaş defterini kapattıktan sonra savaşın, ordunun, askerin, silahın önemine değil de, barışın önemine işaret etmişse işte o gerçekten büyük insandır.

Atatürk hala bizim yolumuzu aydınlatıyor. Atatürk bugün kültür politikalarımızı, turizm politikalarımızı, gelişme arayışımıza, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmamıza bu söz ve davranışlarıyla ışık tutuyor.

Sevgiyle paylaştım.

*Mehmet Gönlübol, Atatürk’ün Dış Politikası; Amaçlar ve İlkeler, Atatürk Yolu

** Atatürk’ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri, IV, (1917-1938), s. 560.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.