Gündoğdu’dan birlik mesajları

Gizem Çetinkol – Gazete Ege/ 14 Temmuz darbe girişiminin ardından demokrasi ve cumhuriyet nöbetine devam edilirken, 24 Temmuz Taksim mitinginden sonra bir mitingde İzmir Gündoğdu’da gerçekleşti. CHP’nin önderliğinde gerçekleşen mitinge CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Sekreteri Kamil Okyay Sındır’ın yanı sıra CHP üst yönetimi ve İzmir Milletvekileri ile il yönetimi, ilçe başkanları ve ilçe belediye başkanları da tam kadro yerini aldı. Mitinge AK İzmir AK Parti’den de destek geldi. Alana AK Parti İzmir Milletvekilleri, İl Başkanı ve İl yöneticileri de katıldı. yaklaşık 100 bin vatandaşın katıldığı mitingde birlik ve beraberlik mesajları verildi.

Gündoğdu'dan birlik mesajları

Miting de konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,  darbe girişimini lanetleyerek, bu darbe girişimi Cumhuriyet’e ve parlamenter sisteme karşı yapılmıştır. Cumhuriyet tarihimizin en kanlı darbe girişimidir.

CHP Genel Başkanı şu mesajları verdi:

“Düşmana ilk kurşunun atıldığı kenttir İzmir. Düşman askerlerinin denize döküldüğü yerdir. Kuruluştan kurtuluşa cumhuriyet tarihine tanıklık etmiş kenttir. İzmir olmak ayrıcalıktır.  Gazi Mustafa Kemal savaş meydanlarından çıktığı kenttir İzmir.  1923’te ilk kez Türkiye Cumhuriyeti tarihinde iktisat kongresini İzmir’de oluyor. İzmir kalkınmamızın da başladığı yerdir. İzmir Türkiye Cumhuriyetinin dünyaya açılan medeni kapısıdır. Devrim şehidi Kubilay’ı bağrında taşıyan kenttir. İzmir cumhuriyettir. İzmir demokrattır, laiktir, emektir, alın teridir. Anadolu’nun neresinden gelirse gelsin insanlar burada ‘ben de İzmirliyim’ der. İzmir kimsenin etnik kimliğine bakmaz. İzmir Türkiye’mizin en güzel sakin kentlerinden biridir. Ama kimse unutmasın yeri geldiğinde İzmirli ya istiklal ya ölüm der. İzmir demek misakı milli demektir.  İzmir demek Türkiye demektir Türkiye demek İzmir demektir” dedi.

PARLAMENTEL SİSTEME YAPILMIŞ BİR DARBEDİR

15 Temmuz Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından düzenlenen darbe girişimi hakkında değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, “15 Temmuz demokrasi tarihimiz için çok önemli bir gündür. Silahlı kuvvetlerin içindeki bir grup darbe girişiminde bulundu. Tespitler iyi yapılmalı. Bu darbe kime yapıldı? Demokrasiye ve demokratik, laik Türkiye Cumhuriyeti’ne yapıldı. Girişimi İstanbul’da öğrendim ve arkadaşlarıma derhal meclise gidin ve çalışın parlamento asla kapanmalı dedim. Çünkü bu meclis Gazi Mustafa Kemal’in meclisidir; top da tüfek de çalışmaz oraya. Bu temel cephelerde atılmıştır. O yüzden meclisimize gazi meclisi denilmiştir. Gazilerimizle şehitlerimizle kurduk bu toprakları, bir grup yıkamaz” diye konuştu. Her türlü darbeye ve diktaya karşı çıkacaklarını açıklayan Kılıçdaroğlu, “Darbe girişimini ilk duyduğumuz andan itibaren karşı çıktık. Her türlü diktaya karşı çıkacağız. Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir. Biz birilerinin kölesi değil Türkiye Cumhuriyeti’nin özgür bireyleriyiz. Osmanlı heveslilerine sesleniyoruz cumhuriyet böyle bir anlaşmayla çıkmadı. Biz Cumhuriyet’in ayarlarıyla oynamak yerine kuvvetlendirmenin mücadelesini vermek zorundayız o yüzden bu darbe parlamentel sisteme yapılmış darbedir. O yüzden biz tüm dikta anlayışlarına karşı çıkıyor ve çıkmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Bu haber ilgini çekebilir ->  “Sanayileşmekten Başka Çare Yok"

ELİN OĞLU UZAYA GÖNDERİYOR BİZ DARBE KONUŞUYORUZ

Yaşanan darbe girişiminden ardından laikliğin öneminin bir kez daha ortaya çıktığını söyleyen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:“Laiklik inanca saygı demektir. Laiklik bizi bir arada tutan çimentodur. Biz kendi vatanımızda birlik içinde yaşıyorsak laiklik anlayışındandır. Kışlaya, camiye, adliyeye, siyasetin sokulmasını kabul etmiyoruz. Bir gerçek daha ortaya çıktı laik bilimsel eğitimin aklımızı kullanacağız bilimsel eğitimden yana olacağız. Elin oğlu uzaya gönderiyor biz darbe konuşuyoruz. Devletin yolu akrabadan cemaatten geçmemelidir bilgiden eğitimden geçmelidir. Bir gerçek daha ortaya çıktı. O akşam insanlar sokağa çıkıp tankların üzerine gidebildiyse medya sayesinde bu anlaşılmalı.”

“BANA DOKUNDUĞU ZAMAN MÜDAHALE EDERİM…”

Siyasetin birçok alana entegre edilmesine tepkide bulunan Genel Başkan Kemal kılıçdaroğlu, Adliye, cami ve kışlaya siyaset asla sokulmamalı. Buralara siyaset girmeyecek. Devlette yükselmenin yolu bir cemaate veya bir partiye üye olmaktan geçmemelidir. Bilgiden, birikimden ve tecrübeden geçmelidir. Bu darbe girişimi bize medya özgürlüğünün ne kadar önemli olduğunu da öğretti. FETÖ devlete sızmadı, adım adım devlete yerleştirildi. Siyaset kurumu mutlaka özeleştiri yapmak zorunda. Bana dokunduğu zaman müdahale ederim anlayışından çıkıp herkesin hakkını savunacak duruma gelmemiz lazım.Darbeciler elbette yargılanmalı ama girişimden habersiz meydana çıkarılan erleri linç edenler de hukuk içinde yargılanmalı. OHAL kanunlarını kimse kişisel amaçları için kullanmamalı. Ordunun saygınlığı korunmalı. Meclis devredışı bırakılarak devlet inşa edilemez.

Bu haber ilgini çekebilir ->  Yüz Yüze Eğitim Hazırlıkları

GÜNDOĞDU’DA TAKSİM MANİFESTOSU

Kemal Kılıçdaroğlu, Gündoğdu’da düzenlenen Cumhuriyet ve Demokrasi mitinginde Taksim manifestosunu okudu. Kılıçdaroğlu, 10 maddelik manifestoyu İzmirlilerin önünde yineledi ve Cumhuriyet ve Demokrasiyi sözlerinde vurguladı.

1) 15 Temmuz darbe girişimi parlamenter demokrasimize karşı yapılmıştır. TBMM bombalanmış; ama bombalar altına parlamento görevini yapmış ve darbeyi püskürtmüştür. Bu darbe girişiminin sorumlularını iç ve varsa dış destekçilerini kınıyor ve lanetliyoruz.

2) Bütün siyasal partiler, darbe girişimine karşı çıkmış demokrasi konusunda Türkiye’de tartışmasız bir ortak payda oluşmuştur. Bu ortak tutum ve anlayış, siyasette uzlaşma kültürünün güçlenmesine de katkı vermek zorundadır.

3) Her türlü darbeye ve parlamenter sistem üzerindeki her türlü vesayete karşı çıkmak tüm demokratların, demokrasiden yana olanların bu ülkeye namus borcudur. Hep birlikte ve her zaman ne darbe, ne dikta; yaşasın tam demokrasi demeliyiz ve söylemeye devam etmeliyiz.

4) Demokratik parlamenter sistemimize karşı yapılan darbe girişimi halkın direnme hakkını kullanmasıyla ayrı bir anlam ve boyut kazanmıştır. Direnme hakkı demokrasiyi korumanın meşru bir yolu olarak ortaya çıkmıştır.

5) Demokrasimizin teminatı olan demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkesinin Türkiye için ne kadar yaşamsal olduğu bir kez daha kanıtlanmıştır. Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti bizi çağdaş uygarlığa taşıyacak olan en temel anahtardır.

Bu haber ilgini çekebilir ->  Sağlık Bakanı : "Tedbirli ve kademeli normalleşecegiz."

6) Bu darbe girişimi Anayasa’da, yasama yürütme ve yargı olarak yer alan güçler ayrılığı ilkesinin demokrasideki denge ve denetleme işlevinin güvencesi olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.

7) Balyoz, Ergenekon ve Casusluk gibi davalarda mağdur edilen insanların itibar ve haklarının iadesi kaçınılmaz olarak bütün siyasal partilerin gündeminde olmak zorundadır.

8) Bu darbe girişimi devlet yönetiminin liyakata dayanması gerektiğini çok açık bir biçimde ortaya koymuştur. Devletin yapılanmasında siyasal yandaşlık, akrabalık, cemaatçilik tarikatçılık değil; bilgi, birikim ve deneyim gibi ilkeler esas alınmalıdır. Bir başka anlatımla devleti yönetme yerine, devleti ele geçirme anlayışını tarihe gömmeliyiz. Bu bağlamda devletin yeniden inşası zorunludur.

9) İnancı, kimliği yaşam tarzı ne olursa olsun bu ülkenin güzel insanları; bu ülkenin caddelerinde, sokaklarında, meydanlarında, parklarında özgürce gezebilmedir. Hiç kimse unutmasın 15 Temmuz darbe girişimi 3. sınıf demokrasinin ortaya çıkardığı bir tablodur. Bu ülkenin insanları 3. sınıf demokrasiye değil, özgürlükçü demokrasiye yani tam demokrasiye layıktır. Türkiye tümüyle darbe hukukundan ayrılmalıdır.

10) Devlet kinle, öfkeyle, ön yargıyla yönetilmez. Darbe girişiminde bulunanlar hukuk içinde hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalınarak yargılanmalıdır. Devletin vakarı ve ciddiyeti bunu zorunlu kılmaktadır. İşkence, kötü muamele, baskı tehdit, devleti darbecilerle aynı duruma düşürür. Buna izin verilmemelidir” dedi.

Yiğit, cesur İzmirliler hoş geldiniz. Altı gündür İzmir’e çağrıda bulunduk. Gündoğdu Meydanında buluşalım özgürlüklerimizi konuşalım dedik. İzmir yine halkın özgürlük meydanına akın akın geldiler. Şimdi ses vereceğiz. Özgürlük, barış, adalet, hukukun üstünlüğünü, darbelere karşı olduğumuzu faşizme geçit vermeyeceğimizi, cumhuriyeti, laikliği haykıracağız. Taksim’den sonra millet moral buldu. Laiklikten özgürlükten yana umut olsun diye şehit düşenlere umut olsun diye Gündoğdu Meydanı’ndan da ışık salalım. 78 milyona umut olalım.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.