TECAVÜZCÜLERİ MEYDANLARDA YAKALIM

Ayhan Saltan

Ayhan Saltan

  • 25 Nisan 2019, 13:36

Yakmak fiili anlam itibarıyla çok korkutucu olsa da toplum vicdanında bazen adaletin tecellisi olarak da algılanabilir.
Tıpkı tahrik edilen ve alt yapısı önceden oluşturulmuş kitleleri Çubuk Akkuzulu köyünde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu yakmaya teşvik edenler gibi.
Allah kimsenin başına vermesin son yıllarda çocuklara taciz kisvesi altında yumuşatılarak sunulan tecavüzler, kadın cinayetleri ve metrobüsde halkın gözü önünde yakalanma ihtimalli çok yüksek alanda yapılan tecavüzler ve cinsel kimliğini yitirmiş bir nesil çok can yakıcı.
Cumhurbaşkanı dindar bir nesil dedikçe sanki bu olaylar bir yerlerden manüple ediliyormuşçasına artıyor.
Belki de dindarlık rehber olabilir ama ahlaklı ,iç denetimini tamamlamış, otokontrolü olan bir nesil yetiştirsek fena mı olur?
Üstelik seküler kesimlerde makul şüpheli hep dindarlar olmuşken.
Bu meseleye salt eğitim üzerinden bakmak çok eksik bir uygulama olur.
Özellikle son kırk yıldır bilhassa sağ iktidarlar eli ile topluma dayatılan yaşam tarzları artık sıkı bir şekilde tüm yönleri ile araştırılmalı.
Televizyonunun evlerin baş köşesine oturtulduğu günlerden başlayarak yapılan ve sunulan tüm görseller kaynağı, uygulayıcıları itibarıyla incelenmeli.
Ne oldu da özellikle küçük çocuklar tecavüzün hedefi oldu?
İstisnai bir vaka olması gereken tecavüz bu kadar yaygınlaştı ve zayıf olanlar üzerinde şiddete dönük uygulanıyor?
Gençlerin arasında cinsiyetsizlik, homoseksüellik, lezbiyenlik artarken bunu modernitenin deneyimleri gibi makul karşılamak bunca vahşetin kapısını açmıyor mu?
Bence son kırk yılın entelijansıyasını akademik olarak araştırıp tedbir yöntemleri belirlerken toplumu bu kadar dış kaynaklı ürünler ile beslemekten vaz geçelim.
Bırakın açlıktan ölelim ama yerli üretim ve kaynağı belli gıdaya derhal dönelim.
Belki birileri dış kaynaklı gıda ürünlerinin temsilcisi olabilir yada bu işlerden çok para kazanıp dağıtabilir.
“İnsan ne yerse odur” kuralını aklımızdan çıkarmayalım.
Oysa yok edilmeye çalışılan temsil makamlarını nesebi gayr-ı sahih (soyu belli olmayan) tiplere kaptırmış olan Türk milliyetçileri acilen tüm bu vahşete ,varoluş yok oluş mücadelesi temelli kuva-yi milliye seferberliğiyle başlamalı.
Köy köy ,mahalle mahalle, sokak sokak, ev ev ve yüz yüze tüm kadrolarıyla, akademide, siyasette ve bürokraside bir seferberlik haline geçmeli bunu anlatıp tedbirlerini almalı.
Yoksa kime göre olduğu belli olmayan vatan hainleri ile tamamen bir pataloji (hastalık) olan tecavüzcüleri, cinsel tercih değiştirenleri yakmakla sorun çözülmez.
Böylesi sivrisinek mücadelesi bile değildir.
Etkisi “dişine kan değmiş kurt” misali kan dökmeye alışmış pagan (putperest) toplumlar gibi her köşede makul şüphelilerin yakıldığı alanların hızla inşası olur.
Belki de Rabia Naz’ın babasının iddia ettiği gibi güçlülerin zayıfları yok ettiği sapık bir sistemin hızla kurulmasına yol açılır.

Bu haber ilgini çekebilir ->  Çiğli Belediyesi, çevre belediyeciliğinin öncüsü oldu
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ